31 Aralık 2016 Cumartesi

İyi günler getir 2017

Herşey dijitalleşse de ben özel günlerde el yazımla kart yazmayı ve göndermeyi hala çok severim. Hissimin geçtiğine inanırım. Bu sene kartları da kendim yapmak istedim. Bir önceki postta yapımını paylaştığım el yapımı süslerle süsledim...Ben çok sevdim:) Verdiğim dostlarımın da sevdiklerini umuyorum.







Sağlık istiyorum hepimiz için, o olmadan her şey anlamını yitiriyor çünkü...ağız tadı istiyorum sonra, iç huzuru ve neşe, tamlık ve dinginlik, keyif ve içten gülümsemeler, güzel tatlar, umut istiyorum. Ülkemize ve dünyamıza barış dolu aydınlık günler istiyorum. Sevebilelim, sevelim, paylaşalım, çoğalalım, tükettiğimizden çok üretelim istiyorum..."iyi ki" ler biriktirelim, farkedelim, şükredelim istiyorum...



İyi günler getir 2017, hoşgel...

Sevgiyle...

8 Aralık 2016 Perşembe

Gülümsemeye sebep yaratmak...

Gündelik yaşam yoruyor artık, bazen farkında olarak, bazen de olmayarak tükeniyoruz. Koşup duruyoruz gün içinde, aslında nereye olduğunu tam olarak bilmeden. Gülümsemeyi unutuyoruz bazı günler. Bu haller de gitgide bizi aşağı çekiyor, düşüyoruz düşüyoruz düşüyoruz, hop bir baktın yerlerdesin. Ne için? Hiçbirşey... Gündelik büyük şehir hayatı bizi sistemli bir şekilde aşağı çektiği için bizim birşeyler yaparak kendimizi yukarı itmeye gayret etmemiz şart oluyor. Kendi gülümseme nedenlerimizi kendimiz yaratalım. En azından gayret edelim. Aslında bir teşekkür etmeye bile başladın mı sonu gelmiyor, edilecek şeyler listesi uzadıkça uzuyor, bir deneyin, bunu yaparken farkına varıyorsun, ilahi düzenin, kendinin, yukarıdakinin büyüklüğünün...

Oldum olası elimden gelen şeyleri kendim yapmayı sevdim, öyle mutlu oldum. Gidip satın almaktansa uğraşmak hep iyi geldi bana, elimden gelen şeyleri tabii:D Kusursuz olmasına gerek yok, el değdirmek bile besliyor insanı. İçinde bulunduğumuz yıl toparlandı gidiyor, yeni yıl geliyor, güzel gelsin, sağlık getirsin, ve aşk, ve neşe, ve huzur, ve keyif, ve ağız tadı, ve mutluluk, ve yüreklerimizdekileri...:) Amin:)


Bu sene ağaç süslemeyelim, şekli çam ağacına yakın birşeyden kendi ağacımızı yapalım istedim. Ne olsun ne olsun derken merdiveni ağaç yapmak geldi aklıma. Madem ağacı kendimiz yapacağız, süslerin bazılarını da hatta yeniyıl kartlarımızı da kendimiz yapalım dedik. Bir bölümü webden DIY videolarından, bir bölümü kendi içimizden çıkan süsler buyrunuz. Belki siz de yapmak istersiniz:) Tavsiye ederim, acayip kafa boşaltıyor, eğlenceli de, hem de kolay:)






 




İhtiyacımız olanlar; birkaç kahve karıştırıcı, tutkal, sim, yün, kullanılmış kağıt  rulosu, karton, stickerlar...






































Pipeti ortadan kesip uçarını tekrar kesiyoruz. Dışa kıvırıyoruz. 






 Sağlıkla ve sevgiyle kalın...Her daim kolaylıkla gülümseyecek sebepler bulabilmeniz dileğiyle...





4 Ekim 2016 Salı

Toprak mezelikler, servislikler...

Evde biriken toprak yoğurt kaplarını genelde kullanırım. Atmaya kıyamıyorum, bir şekilde iş görüyor, değerlendirmeye çalışıyorum. Geçenlerde instagramda gezerken bir arkadaşımın gönderisindeki renkler, tatlılık gözümü aldı:) Bir de baktım ki o da benim gibi toprak kapları biriktirenlerdenmiş. Kapları güzel güzel boyamış, çeşit çeşit meze tabakları çıkmış ortaya, çok da tatlı görünüyordu. 

Hemen biriken toprakları piyasaya çıkardım, renk renk akrilik boya, birkaç fırça, parke cilası/vernik ve tiner aldım koyuldum işe. Akrilik boya ile istediğiniz şekilde boyayın, hemen kuruyor zaten. Kuruduktan sonra cilalayın ve keyifle kullanın. (vernik en iyisi ama ben o an bulamadığım için parke cilasıyla cilaladım, oluyor)  

Nefis şeyler çıktı. İster meze koyun, ister çerez koyun, ister meyve koyun, ne isterseniz, sıcak sıcacık...Ben pek sevdim sizin de ilginizi çeker belki siz de yaparsınız diye paylaşmak istedim...:)







Küçük not: Boyayı yaptığınız akrilikli fırçaları suya; cila yaptığınız fırçaları da tinere koymayı unutmayın:D



















22 Aralık 2015 Salı

Mis gibi ekşi mayalı...

Uzun zamandır etrafımdaki insanların çoğu ekmekten uzak durmaya çalışıyor...Dikkatimi çekiyor...Eğer ekmek diye tükettiğiniz şey bakkaldan, marketten alınan klasik beyaz ekmek veya paketli ekmeklerse evet uzak durmakta kesinlikle fayda var. Hatta hiç tüketmeyin derim. İçinde ne olduğunu bilmediğiniz şişirilmiş birşey yiyorsunuz, dolayısıyla sonra kendiniz de şişiyorsunuz, düz mantık:))  Ben, sağlıklı tüketime programlı bir annenin çocuğu olduğum için beyaz ekmekle yıllar önce, bu sağlıklı yaşam muhabbetleri daha ortalarda yokken yolumu ayırmıştım zaten.Uzun senelerdir evimize beyaz ekmek girmez. 

Ya emin olduğumuz yerin tam buğdayı, ya köyün birinde bulup keşfettiğimiz kargo ile gönderim yapan köy bakkalının ekmeği yenilir ya da evde kendi yaptığımız yenilirdi. Birkaç sene önce Bozcaada'daki "Ada Ekmeği" ni keşfetmiştim. Uzun süre de onu tükettim. Sevgili Ali'nin ekmekleri çok emekli, keyfi çok yüksek ekmeklerdir. Çok severek ve tamamen rahat bir gönülle tükettim bu "ada ekmeği" ni. Tek zorluğu teslimat süresiydi benim için. Sipariş verdikten 2 ay sonra ekmeğe kavuşuyor olmak zorluyordu beni. (Yeni yeni İstanbul'da belli noktalarda satışa başladığını sanıyorum ama gidip deneme şansım henüz olmadı...)



                                             


Tam da böyle bir zamanda 240 Derece ile tanıştım. 240 Derece ekmekleri de doğal yaş maya ile yapılan, 2 genç girişimcinin hayallerini gerçekleştirdikleri bir aşk hikayesi. http://www.240derece.com/ 

240 Derece'nin hikayesini sitede yazdığı şekliyle dokunmadan paylaşıyorum; "240 Derece’nin kurucuları çocukluk arkadaşları, Metin Haras ve Cem Melek, öğrencilikleri ve iş seyahatleri sırasında birçok ülke ve şehir görerek farklı kültürler tanıdılar. Bu kültürlere ait ekmek çeşitlerini keşfedip analiz ettiler.
Dünyada gittikçe yükselen dengeli beslenme bilincinin en önemli öğelerinden biri olan sağlıklı ekmeğin lezzetinin oldukça sade ve doğal yöntemlerden geçtiğini keşfettiler. Türkiye’de üretilen ekmeklerin üretim tekniklerinin ticari amaçlar uğruna sıradanlaştığını gördüler. İnsanlara daha lezzetli ve sağlıklı ekmekler sunmayı amaç edinerek Fransa’da, İspanya’da ve Türkiye’de artisan ekmek eğitimi aldılar. Ardından 240 Derece projelerini hayata geçirdiler."

Bu fotoğraf ascihaber.com sitesinden alınmıştır. 



Ekmekleri bizzat kendileri yapıyorlar. Tek tek...


Şu an; Çok Tahıllı, Tam Buğday, Cevizli Tam Buğday, Çavdar, Zeytinli, Üzümlü Cevizli, Yaban Mersinli Fındıklı, Pumpkin olmak üzere 8 çeşit ekmekleri var. Benim favorim "zeytinli". Taze, kızarılmış, soğuk, bayat her şekliyle bayılıyorum. Damak tadımı tam 12'den vuruyor:) Küçük not: tostu MUHTEŞEM oluyor:) Ondan sonraki tercihim Çavdarlı. Reçelle en sevdiğim ise Yaban Mersinli Fındıklı. 

Gerçek ekmek yediğiniz zaman inanın kilo almıyorsunuz, ve leziz bir şekilde 1 dilimle bile doyuyorsunuz. Ayrıca siparişi web'den verebiliyor olmak, ve 1 gün sonra ekmeği elime alabilmek benim için önemli detaylardan birisi...





240 Derece ekmeklerinizi siparişinizle 
birlikte gelen bez torbalarınızda saklayınız...




















Yolun açık olsun 240 Derece...
Afiyetler diliyorum...Ömür boyu afiyette olun...

http://www.240derece.com/ 0216.5762206