16 Ağustos 2017 Çarşamba

Canım Asma Yaprağı :)

Başka bir yer Asma Yaprağı. Alaçatı'da benim gerçekten en en keyif aldığım yer. Tarzı, tavrı, ruhu ve oldukça net bir duruşu var. Verdiği his, sağlam ve güzel, huzurlu, keyif dolu, gülümseten cinsten. 
Akşamları rezervasyon yapabiliyorsunuz, öğlen yer bulan oturur, yer bulamayana yapacak birşey yoktur:) Gerçekten böyle, "yerimiz yok" denilse bile her daim, hava ne kadar sıcak olursa olsun dakikalarca sıra beklemeyi göze almış bir sürü insan görürsünüz kapısında...



bu fotoğrafı internetten aldım, kendi çektiğim bir fotoğraf değil!




Bu fotoğraf da usengecsef.com sayfasından alınmıştır!




Öğlen de, akşam da gitseniz, sırayla mutfağa çağırılırsınız, harika mutfakta nefis yemekleri seçer sonra tıpış tıpış masanıza geri dönersiniz. Herşey emaye. Çoğunluk mekanın sahibi zevk dolu Ayşenur Hn'ın ailesinden kalmış, bir bölümünü de aldı sonradan herhalde. Ortam, tabak, çanak, süslemeler, bardaklar vb herşey olabildiğince basit...Şehir keşmekeşinden boğuluyor olduğumuzdan belki de burada bu sadelik bana ve birçok insana iyi gelen...












Ayşenur Hn harika ekibiyle yemekleri bizzat yapıyor, tadıyor, onlara bir çimdik tuzla bile olsa illa dokunuyor...Yediğim çoğu şeyi beğendiğim bir yer Asma Yaprağı. Fotoğrafların altına isimlerini de not ettim. Deneyin derim hepsi leziz. 

Benim favorim bal kabağı oturtması şeklinde yapılan "sinkonta" leziz ötesi benim için. Harika soğuklar ve ara sıcaklardan sonra bana yaz sıcağında fazla geliyor ama "tandır" da Asma Yaprağı'nın spesiyali. Severseniz mutlaka deneyin. 




"Sinkonta", bal kabağının soğanla oturtma gibi pişirildiği, 
sarımsaklı yoğurtla servis edildiği efsane ötesi birşey




"Kızılcıklı yaprak sarma"





"Kabak çiçeği dolma" , pişme kıvamı çok çok başarılı




"Otlu köfte"


Fiyatlar ortanın hafif üzeri gibi, ama ortam o kadar keyifli, sunumlar o kadar zevkli ve yemekler o kadar lezzetli ki fiyat yüksekliğine pek takılmıyor insan:D

Aşkla yapılan işler illa güzel sonuçlar veriyor...Bu gerçekten böyle. Yüreğinize, emeğinize sağlık sevgili Ayşenur Hn ve harika ekibi...Alaçatı'ya yolu düşenler, keyifli ve leziz bir Asma Yaprağı öğleni ya da akşamı geçirmeden dönmeyin derim:)

Adres: Tokoğlu Mah. 1005 Sk. No:50 Alaçatı/Çeşme
Telefon: +90 232 716 01 78



31 Aralık 2016 Cumartesi

İyi günler getir 2017

Herşey dijitalleşse de ben özel günlerde el yazımla kart yazmayı ve göndermeyi hala çok severim. Hissimin geçtiğine inanırım. Bu sene kartları da kendim yapmak istedim. Bir önceki postta yapımını paylaştığım el yapımı süslerle süsledim...Ben çok sevdim:) Verdiğim dostlarımın da sevdiklerini umuyorum.







Sağlık istiyorum hepimiz için, o olmadan her şey anlamını yitiriyor çünkü...ağız tadı istiyorum sonra, iç huzuru ve neşe, tamlık ve dinginlik, keyif ve içten gülümsemeler, güzel tatlar, umut istiyorum. Ülkemize ve dünyamıza barış dolu aydınlık günler istiyorum. Sevebilelim, sevelim, paylaşalım, çoğalalım, tükettiğimizden çok üretelim istiyorum..."iyi ki" ler biriktirelim, farkedelim, şükredelim istiyorum...



İyi günler getir 2017, hoşgel...

Sevgiyle...

8 Aralık 2016 Perşembe

Gülümsemeye sebep yaratmak...

Gündelik yaşam yoruyor artık, bazen farkında olarak, bazen de olmayarak tükeniyoruz. Koşup duruyoruz gün içinde, aslında nereye olduğunu tam olarak bilmeden. Gülümsemeyi unutuyoruz bazı günler. Bu haller de gitgide bizi aşağı çekiyor, düşüyoruz düşüyoruz düşüyoruz, hop bir baktın yerlerdesin. Ne için? Hiçbirşey... Gündelik büyük şehir hayatı bizi sistemli bir şekilde aşağı çektiği için bizim birşeyler yaparak kendimizi yukarı itmeye gayret etmemiz şart oluyor. Kendi gülümseme nedenlerimizi kendimiz yaratalım. En azından gayret edelim. Aslında bir teşekkür etmeye bile başladın mı sonu gelmiyor, edilecek şeyler listesi uzadıkça uzuyor, bir deneyin, bunu yaparken farkına varıyorsun, ilahi düzenin, kendinin, yukarıdakinin büyüklüğünün...

Oldum olası elimden gelen şeyleri kendim yapmayı sevdim, öyle mutlu oldum. Gidip satın almaktansa uğraşmak hep iyi geldi bana, elimden gelen şeyleri tabii:D Kusursuz olmasına gerek yok, el değdirmek bile besliyor insanı. İçinde bulunduğumuz yıl toparlandı gidiyor, yeni yıl geliyor, güzel gelsin, sağlık getirsin, ve aşk, ve neşe, ve huzur, ve keyif, ve ağız tadı, ve mutluluk, ve yüreklerimizdekileri...:) Amin:)


Bu sene ağaç süslemeyelim, şekli çam ağacına yakın birşeyden kendi ağacımızı yapalım istedim. Ne olsun ne olsun derken merdiveni ağaç yapmak geldi aklıma. Madem ağacı kendimiz yapacağız, süslerin bazılarını da hatta yeniyıl kartlarımızı da kendimiz yapalım dedik. Bir bölümü webden DIY videolarından, bir bölümü kendi içimizden çıkan süsler buyrunuz. Belki siz de yapmak istersiniz:) Tavsiye ederim, acayip kafa boşaltıyor, eğlenceli de, hem de kolay:)






 




İhtiyacımız olanlar; birkaç kahve karıştırıcı, tutkal, sim, yün, kullanılmış kağıt  rulosu, karton, stickerlar...






































Pipeti ortadan kesip uçarını tekrar kesiyoruz. Dışa kıvırıyoruz. 






 Sağlıkla ve sevgiyle kalın...Her daim kolaylıkla gülümseyecek sebepler bulabilmeniz dileğiyle...





4 Ekim 2016 Salı

Toprak mezelikler, servislikler...

Evde biriken toprak yoğurt kaplarını genelde kullanırım. Atmaya kıyamıyorum, bir şekilde iş görüyor, değerlendirmeye çalışıyorum. Geçenlerde instagramda gezerken bir arkadaşımın gönderisindeki renkler, tatlılık gözümü aldı:) Bir de baktım ki o da benim gibi toprak kapları biriktirenlerdenmiş. Kapları güzel güzel boyamış, çeşit çeşit meze tabakları çıkmış ortaya, çok da tatlı görünüyordu. 

Hemen biriken toprakları piyasaya çıkardım, renk renk akrilik boya, birkaç fırça, parke cilası/vernik ve tiner aldım koyuldum işe. Akrilik boya ile istediğiniz şekilde boyayın, hemen kuruyor zaten. Kuruduktan sonra cilalayın ve keyifle kullanın. (vernik en iyisi ama ben o an bulamadığım için parke cilasıyla cilaladım, oluyor)  

Nefis şeyler çıktı. İster meze koyun, ister çerez koyun, ister meyve koyun, ne isterseniz, sıcak sıcacık...Ben pek sevdim sizin de ilginizi çeker belki siz de yaparsınız diye paylaşmak istedim...:)







Küçük not: Boyayı yaptığınız akrilikli fırçaları suya; cila yaptığınız fırçaları da tinere koymayı unutmayın:D